Skip to content

Get the Flash Player to see this player.
Flash Image Rotator Module by Joomlashack.
The Flash Image Rotator module is now 1.5 Ready!
Your CMS just got even better! Upload your images and GO!
NEW transitions and stunning Ken Burns effects for your photos!
This is a FREE module only from Joomlashack!
Image 5 Title

Hoşgeldiniz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Erdal Eren Şebinkarahisar'da 25 Eylül 1964 tarihinde öğretmen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.  Şebinkarahisar Halkevi'nde siyasete ilgi duymaya başladı, Erdalın ailesi bir süre sonra Ankara'ya taşındı. Erdal burada Ankara Yapı Meslek Lisesi'sinde okudu. ANOD (Ankara Orta Öğrenimliler Derneği)  ve YDGD (Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği) ne  üye oldu. Türkiye Devrimci Komünist Partisi gençlik örgütü Genç Komünistler Birliği' ne  ve  GKBnin lise çalışmalarına aktif olarak katıldı.

Erdal Eren  30 yıl  önce , 13 Aralık 1980 tarihinde  idam edildi. Faşist cunta  işçi sınıfına ve emekçi halka, halk geçliğine korku ve gözdağı vermek, gençliğin mücadelesini sindirmek ve intikam almak istedi. Erdal'a yargılanmasından 48 gün sonra idam cezası verildi. 

Dim lights


12 Eylül faşist cunta  yönetimi, TBMM'ni, siyasi partileri, sendikaları, kitle örgütlerini   kapatmış, işçi sınıfının  ve emekçilerin  sermayeye karşı grevlerini  direnişlerini yasaklamıştı. Yüzbinlerce insan gözaltına alınmış işkenceden geçirilmişti. Askeri cezaevleri ve emniyet müdürlükleri    işkence merkezleri haline gelmişti.

 


Devamını oku...
 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ABD emperyalizminin İsrail ile ittifak içerisinde bölgemizdeki Kudüs hamlesi başta olmak

üzere tüm saldırgan ve hegemonyacı politikalarına karşı bölge halklarının ve Filistin

halkının haklı mücadelesinin yanındayız.

Emperyalizm yenilecek, direnen Filistin halkı kazanacak!

Filistin’e ve ezilen halklara özgürlük !

 

 


''Şiirin Tufanında Lorca ve Neruda Yoldaşlığı''

Söyleşi: Fatma Subaşı

Tarih: 09 Aralık 2017 Cumartesi  Saat:15.30

Yer:İmece-Der Salonu

859 Sk. Vatan İş Hanı Kat:6 D:602  Konak-İzmir  İletişim:536 402 06 28

 
PDF Yazdır e-Posta

İmece-Der, Veli Der,Halkevleri Eğitim Hakkı Meclisi  15 Şubat 2017 tarihinde İmece-Der salonunda  basın toplantısı yaptı. Ortak metin aşağıdadır.


ZİLLER KİMİN İÇİN ÇALACAK?

Talim Terbiye Kurulu’nun hazırladığı müfredat programının ilk basamağı yaşama geçirildi, yeni ders kitapları basıldı,dağıtımı yapıldı ve iki gün sonra ders zilleri çalacak, yeni öğrenim yılı başlayacak.

Ziller kimin için, ne için çalacak?

Eğitimimiz, ezbercilikten uzak, bilginin sorgulanmasına fırsat yaratan, üretken, deneysel, öğrencinin zihinsel algı ve aktarım becerilerinin gelişimine katkı yapan bir karakterde mi olacak?

Eğitim başarısının sadece sınav sonuçlarıyla değerlendirildiği ülkemizde başarı ölçütleri nelerdir? Öğrencinin kişisel becerilerine uygun hedefler koymasını sağlayan, bu hedeflere ulaşabilmesi için ona rehberlik eden, sahip olduğu potansiyeli açığa çıkarması için fırsatlar yaratan; sosyo- ekonomik konumlarına göre sınıflandırılmayan, her ailenin ücretsiz ulaşabildiği, yararlanabildiği bir kamu hizmeti midir?

Eğitim-öğretim programları:

• Özgüvenli, sorumluluk bilinci gelişmiş ama paylaşımcı

• Yaratıcı ve üretken,

• Düşüncelerini etkin bir şekilde ifade edebilen, ortak tartışma, akıl yürütme kültürünü tanıyan, benimseyen,

• Farklılıklara saygılı, eşitlikçi, demokratik, laik;

• Evrensel değerlerle uyumlu,

• Bilimsel düşünen, sorgulayan çocuklar yetiştirmek için mi hazırlanmaktadır?

Bu soruları olumlu yanıtlamak ne yazık ki olanaksızdır.

On beşinci yılında siyasal iktidar, çobanlığını kolaylıkla yapabileceği sürüler yaratmak istemektedir. Farklı inançlar, aidiyetler arasında saygıyı, kardeşliği, eşitliği değil devletin resmi karakteri olarak gördüğü dini, mezhebi, üstün ve egemen gördüğü cinsiyeti koruyan-kollayan, geliştiren, güçlendiren bir politika izlemekte, bunun aracı olarak ta en önemli yapıyı, eğitimi araç olarak kullanmaktadır.

Yeni müfredat programında: “erkekler güç ve kuvvet yönünden daha ileri olduğundan, ailenin sorumluluğunu birinci derecede onlara yüklenmiştir…”denmekte,

“İslam erkeğin üstlendiği mesuliyetlere karşılık kadının da kocasına itaat etmesini istemiş ve bu itaati ibadet saymıştır.Ailede çocukların büyütülüp terbiye edilmesi daha çok anne tarafından yerine getirilir.Ailede erkek vazifesini yapar, ailesine karşı güzel davranır,; kadın da ona karşı gereken muhabbet, hürmet ve itaati gösterirse aile içinde düzen ve uyum sağlanmış olur” diye yazmaktadır yeni müfredatın ders kitabı.(1). ‘Erken yaşta evlilik toplumsal bir örf’ olarak ifade edilerek çocuk yaşta evlilikler meşrulaştırılmak; öğrenim yaşındaki kız öğrenciler evliliğe hazırlanmak isteniyor.

Yani kadına biçilen rol erkeğin arzularına göre eğitim süreçleri üzerinden hayata geçirilmeye çalışılıyor. Kadın toplumsal üretim ve yaşamın dışında, kocasının ve çocuklarının hizmetinde itaat eden bir varlık olarak resmediliyor körpe beyinlerde, buna göre biçimlendirilmeye çalışılıyor. Erkek egemen sistemin toplumsal cinsiyet algısı giderek gerici bir anlayışta derinleştiriliyor. Çalışan kadınlar da, özgür düşünceli özgür kadınlar da yok, hatta “kabul görmez” sayılıyor.

Din bilgisi müfredatta zorunlu ders olarak yerini almış, liselerde ders saati arttırılmıştır. Milli Eğitim Balkanlığı eğitime ideolojik yaklaşımıyla sorunların derinleşmesine eğitimin tek tipleşmesine hız vermiş durumda; Anadolu lisesi, Fen lisesi ile sosyal bilimler liseleri il ve büyükşehir statüsündeki illerin nüfusu 50.000’in üzerinde olan ilçelerinde açılabiliyor. Ayrıca büyükşehir statüsünde olmayan illerin ilçelerinde açılabilmesi için ilçe nüfusunun en az 20.000 ve il merkezi ile birlikte toplam nüfusu en az 200.000 olması;

Güzel sanatlar lisesi açılabilmesi için; okulun açılacağı yerin il merkezi ya da büyükşehir statüsündeki illerin en az 100.000 nüfuslu ilçelerinden birinde ve okulun açılacağı il sınırları içinde sanat ağırlıklı en az bir yükseköğretim programı olması,;

Spor lisesi açılabilmesi için; okulun açılacağı yerin il merkezi ya da büyükşehir statüsündeki illerin en az 100.000 nüfuslu ilçelerinden birinde ve okulun açılacağı il sınırları içinde spor ağırlıklı en az bir yükseköğretim programı olması gerekiyor (2). Bu ne demek oluyor? Ziller Anadolu’nun küçük il ve ilçelerinde sadece İH OO ve liseleri için çalacak. Dinci ve tekçi eğitim sistemi, dinsel dayatmaların en yoğun yaşandığı Yatılı Bölge Okullarında okumak zorunda kalan çocukların ailelerinden uzaklaşma süreçlerine, yabancılaşmaya hem kendi kimlikleri, inançlarından uzaklaşmalarına yol açacaktadır.

Dersi saati azaltılan biyoloji dersi müfredatında yüzlerce yıldır bilime konu olan evrim tema olarak yer bulmaz iken tarih kitabında 15 Temmuz 2016 darbe girişimi tarihsel olgu olarak yer almıştır; bir yıl önce yaşananlar “tarih” olurken, cumhuriyet tarihiyle ilgili çok sayıda bölüm kitaplardan çıkarılmıştır. “Değerler eğitimi” adı altında kitaplarda yer alanlar evrensel hakları, değerleri değil her fırsatta cihat ı tanımlanmakta, anlatmaktadır. “Cihat bilmeyen çocuğa matematik öğretmenin faydası yoktur. Namaz dinin direğiyse, cihat çadırdır. Direksiz çadır bir işe yaramaz” (3) düşüncesinde olanlar eğitim-öğretime yön vermektedir.

“Fen Liseleri’nden katılan öğrenciler PİSA’(2) dan 534 puan aldılar; 534 hangi ülkenin puanına denk geliyor, onu söyleyeyim size Estonya’nın, Japonya’nın. Yani dünyanın ikincisi Japonya538; üçüncüsü Estonya 534. Dolayısıyla sadece Fen Lisesindeki öğrenciler girmiş olsaydı, bugün aldığımız derece dünyanın ilk üç arasındaydı”.(4) diyen Milli Eğitim Bakanı’dır oysa; ama orta dereceli okulların hala hızla İHL ne dönüştürülmesi sürmektedir.

Bizler, sınıf sömürüsü ile cinsiyet ayrımcılığının birbirini besleyen iki olgu olduğunu biliyoruz.. Cinsiyet ayrımcılığı bu siyasal iktidarla başlamamıştır kuşkusuz fakat AKP cinsiyet ayrımcılığını kendi zihniyeti doğrultusunda derinleştiren bir politika izlemiştir, izlemektedir. Sömürünün en yüksek olduğu kayıt dışı sektör kadın ve çocuk emeği üzerinden yükselmektedir. Kadınların eş, anne gibi geleneksel cinsiyet rolleri üzerinden tanımlanması, üretim süreçlerinin esnekleştirilmesine hizmet eder. Kadın ihtiyaç olduğunda üretime katılmakta ama çalışma yaşamının asli unsuru olarak kabul edilmemektedir. Kadının yerinin evi olduğu söylemi, sosyal güvenlik açısından babaya kocaya bağımlı hale getirilmesi, çocuk doğurma direktifleri kadını çalışma yaşamından uzaklaştırır, toplumsal üretime, yaşama katılımını düşürür.

Düşünmeyi, soru sormayı, tartışmayı, araştırmayı değil itaat ettirmeyi hedef belirleyen eğitim sistemi; yoksulluğu kader zanneden, sermayenin daha çok kar etmesi için emeğinin haklarından vazgeçen, sınıf ve cinsiyet bilincinden mahrum kalmış, şükür ve kader arasına sıkıştırılmış modern görünümlü köleler yaratmak amacını taşır.

Demokratik, bilimsel, laik, kamusal eğitim önündeki engeller artarak devam etmektedir. Türkiye de eğitim kurumları, iktidarın ırkçı, mezhepçi, ayrımcı uygulamaları nedeniyle gerçek işlevlerinden, evrensel insanlık, çocuk hakları sözleşmesinin ana ilke ve ruhundan uzaklaşmaktadır Kamu kaynakları yeni paralel cemaatlere, vakıflara, siyasi iktidara yandaş derneklere (Ensar Vakfı,TÜRGEV, TÜGVA, Anadolu Gençlik Derneği..vb) açılmamalı, bu vakıflarla sosyal, kültürel, sportif, mesleki ve teknik kurslar açılması kapsamında düzenlenen protokoller iptal edilmelidir.

Öğrenciler için barınma hizmetleri kamusal olmalı; çocuklarımız tarikat, cemaatlerin kucağına terk edilmemelidir. Öğrenci yurtları geliri yoksulluk sınırı altındaki gençlerimiz için parasız olmalıdır.

Toplumun tüm kesimleriyle birlikte çocukların yetenekleri doğrultusunda, aklın ve bilimin ışığında kendilerini gerçekleştirebilecek, eşit, özgür bireyler olarak yetişmeleri için çoğulcu, toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı, demokratik, laik bir müfredat oluşturulması için bizler üzerimize düşenleri yapacağımızı, çocuklarımızın geleceğinin karartılmaması için mücadele edeceğimizi buradan kamu oyuna açıklıyoruz.Aksi durumda, bilmeliyiz ki ziller geleceğimizin karartılması için çalıyor olacak.15.09.2017.

Veli Der İzmir Şubesi

Halkevleri Eğitim Hakkı Meclisi

İmece-Der

(1) Hz.Muhammed’ in Hayatı’ adlı zorunlu öğretimin 8. Sınıf ders kitabından.

(2) PISA :

Açılımı “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı” olan PISA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren bir araştırmadır.

(3) 24.06.2017 Sayı 30106 MEB Kurum Açma Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği Md: 7/orta öğrenim kurumları açma yetkisi

(4) MEB İsmet Yılmaz

 

(5) BMM Eğitim Kom.üyesi AKP M.vekili A.Hamdi Çamlı

 
PDF Yazdır


DUYURU

2017-2018 Yılı "Öğrenime Katkı Bursu" için başvuru 05-20 Eylül tarihleri ve saat 13.30-17.00 arasında yapılacaktır.

Başvuru yapacak olup İzmir'de oturanların aşağıdaki bilgi formunu doldurarak bizzat; il dışında oturanların ise e-posta yoluyla, posta ile ya da fakslayarak Derneğimize iletmeleri

gerekmektedir.

İlgilenen üye ve dostlarımıza duyurulur.

Sevgi ve Dostlukla..

İMECE-DER ÖĞRENCİ BİLGİ FORMU

Adı Soyadı:

Kimlik Fotokopisi-Kimlik Bilgileri

Okul Bilgileri

Devam ettiğiniz Lisenin

Adı:
İlçesi:

Bitirdiğiniz Lisenin

Adı:
Bitirme yılı:
Bitirme Dereceniz:

Devam Edeceğiniz Okulun Adı:

Bölümünüz:

Okulunuz kaç yıllık öğrenim veriyor?

Gündüzlü mü?
2. Öğrenim mi?

Okulunuzun Bulunduğu İl : 
llçe:

Öğrenim sırasında kalınan yer Aile Yurt Akraba Arkadaş Diğer:

Öğrenim Sırasında kaldığınız adres:

Kaldığınız yer için ödeme yapıyorsanız aylık toplam tutarı:

Aile Bilgileri

Anne-baba durumu Beraberler Boşanmış Baba vefat Anne Vefat

Ayrı iseler kiminle yaşıyorsunuz?

Adı:
Mesleği
Güvenlik kurumu SSK  ES  Bağ-Kur

Birlikte yaşadığınız ebeveynin telefon numarası:

Kardeş Sayısı (siz dahil):

Okumakta olan kardeş sayısı (siz dahil)

Devam ettikleri okullar ve sınıfları:

Evin geçimini kim sağlıyor? Baba Anne Diğer

Bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı:

Ailenin oturduğu ev kira mı?

Kira ise tutarı:

Eve giren gelir toplamı:

Ailenin başka geliri var mı?

Aile akraba ya da başka bir yerden maddi katkı alıyor mu?

Alıyorsa nereden ve tutarı:

Anne ya da babanızın vefatıyla size bağlanan bir maaş varsa tutarı:

Burs aldığınız kurumlar varsa isim ve burs tutarları:

Sağlık sorunuz var mI(kronik hastalık) ?

Kan grubunuz:

Aileniz ve sizin üyesi olduğunuz dernek, sendika..vb:

En son okuduğunuz kitaplar:

Hobileriniz; çalışmayı dilediğiniz alanlar:

Belirtmek istediğiniz özel durumlar-notlar:

E-posta Adresiniz:
Cep Tlf No:

Size ulaşamadığımızda ulaşabileceğimiz kişilerin isim ve tlf numaraları:

İmece çevresinden size referans olabilecek kişi(ler)nin adı soyadı.

Verdiğim bilgilerin doğruluğunu; durum değişikliği olursa anında bilgi vereceğimi kabul ediyorum. 

Saygılarımla..

Ad soyadı-imza Tarih

 


 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 35

Eposta Listesi

Güncel etkinlikler epostanızda...

Kimler Sitede

Şu anda 39 konuk çevrimiçi