Skip to content
Hoşgeldiniz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Beyza Üstün'ü dinlemek her zaman bulunur fırsat değildir. Konferansı kaçırmamanız dileğiyle.

??Şu anda Türkiye?nin her yerinde ve her alanda ticarileştirme saldırısı söz konusu. Büyük kentlerde mahallelerde insanlar suya erişememeye baş
ladı. Kontürlü sayaçlarla ön ödeme uygulamalarına geçildi. Halk bunun zorluklarını yaşamaya başladı, daha da yaşayacak. Yörelerde derelerin şirketlere devriyle hem nehir tipi hem baraj tipi hidroelektrik santrallerin yapımı hızlıca sürüyor. Bunun için yasa da tanımıyorlar. Yürütmenin durdurulduğu yerlerde dahi çalışmalar devam ediyor.

Orta Vadeli Plan?ı okuyanlar çok iyi bilirler, nükleer santral çalışmalarına yol verildi. İhaleler için harekete geçtiler. Orta Vadeli Plan?da hem nükleer santral projelerini hem de rüzgar enerjisi su, enerjisi gibi kendi ifadeleriyle ?yenilenebilir? dedikleri teknikleri de içeren çalışmaları yoğunlaştırdılar. 10 Ekim?de de Resmi Gazete?de yayınladılar. Termik de bunlardan bir tanesi.

Bunun yanı sıra ormanlara ve madenlerin olduğu alanlara yönelik bir saldırı var. Bunların tarım alanı olması, zeytinlik olması, ormanlık olması fark etmiyor. Aynı şekilde yeraltındaki rezervlerin gün ışığına çıkarılması için yasada yaptıkları değişikliklerle saldırılarını hızlıca yaşama geçiriyorlar..." Beyza Üstün

 

 

"Yenigün" anlamına gelen NEWROZ yeniliktir, hareketlilik ve canlılıktır kışın tembellliğin,monotonluğunun ve donukluğunun silkinişidir. Newroz toplumsal anlamda haksızlığa başkaldırıdır, uyanıştır.

Zalim Dehak?a karşı, demirci Kawa?nın başkaldırısının üzerinden 2616 yıl geçmiştir ama direniş özünü kaybetmemiştir. Her 21 Mart günü coşkuyla özgürlük, adalet, eşitlik ve kardeşlik isteyenlerin alanlara çıktığı günün tarihidir NEWROZ!

Kürtler ve Ortadoğu halklarınca kutlanan Newroz, halkların özgürlüğe olan özlemini, sevdasını ve inancını da taşır yüzyıllardır , tarihteki soykırımlara, katliamlara karşın..!  Halepçe katliamlarında yok etme politikalarına rağmen bugüne dek içeriği zenginleşerek, güncel taleplerle birleşip gelen Newroz'un giderek yüzbinlerle, milyonlarla kutlanması önemini göstermektedir. Bu başkaldırı ve zalimleri yakan ateş son yıllarda daha fazla dağı, daha fazla meydanı ve daha fazla alanı aydınlatıyor.

Yeni zalimler, yeni Dehaklar ateşi söndüremeyecek, ama özgürlük ateşi yeni Dehak'ları da yakıp daha da gürleşecek ve din, dil, ırk, ulus, cins farklılığı gözetmeksizin tüm emekçilerin, ezilenlerin birlikte kavgasının yolunu aydınlatacaktır.

Newroz mücadelede birliğe, dostluğa kardeşliğe basamak olsun. Newroz piroz be!

 

 

 

 

 

13 mart 1982 tarihinde İzmir Buca Cezaevinde idam edilen üç devrimci işçi;

İbrahim Etem Çoşkun, Necati vardar ve Seyit Konuk?u saygıyla anıyoruz.

??Bir inancın yüceliğinde buldum seni
bir kavganın güzelliğinde sevdim.
bin kez budadılar körpe dallarımızı
bin kez kırdılar.
yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz
bin kez korkuya boğdular zamanı
bin kez ölümlediler
yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!??


 

 

 

 

 

 
e-Posta

EKMEK VE GÜL

Yürüyoruz yürüyoruz, günün aydınlığında

Donuk fabrika bacalarına, yoksul mutfaklara

Çarpıyor sesimiz ve birden parlayan

Bir ışık gibi ulaşıyor insanlara

"Ekmek ve gül! Ekmek ve gül!"

 

Yürüyoruz yürüyoruz, erkekler için de yürüyoruz

Çünkü hâlâ bizim oğullarımızdır onlar

Ve biz hâlâ analık ederiz onlara

En zorlu iş, en ağır emek

Ve çalışmak doğuştan mezara dek

Ve böyle sürüp gitsin istemiyoruz

Yaşamak için ekmek

Ruhumuz için gül istiyoruz!

 

Yürüyoruz yürüyoruz kol kola

Saflarımızda ölüp gitmiş arkadaşlarımız

Ve türkümüzde onların kederli "Ekmek!" çığlıkları

Çünkü bir köle gibi çalıştırıldı onlar

Sanattan, güzellikten, sevgiden yoksun

Biz de bugün hâlâ onların özlemini haykırıyoruz

İş ve ekmek istiyoruz

Ama gül de istiyoruz

 

Yürüyoruz yürüyoruz, yan yana, güzel günler adına

Kadınız, insanız, insanlığı ayağa kaldırıyoruz

Paydos bundan böyle köleliğe, aylaklığa

Herkes çalışsın, bölüşülsün kardeşçe, yaşamın sundukları

İşte bunun için yükseliyor yüreklerimizden

Bu ekmek ve gül türküleri

Ve yineliyoruz hep bir ağızdan

"Ekmek ve gül! Ekmek ve gül!"

 

 

 

       

James OPPENHEIM

 

Çeviri:  Metin DEMİRTAŞ

 

 

 

 

 

 
e-Posta

 

ANMA

HÜSEYİN GÜZEL

1952 yılında Sivas-İmranlı'nın Güngören (Cugi) köyünde doğdu. Babası Şah İsmail ve annesi Fatma Cugi   köyünde sevilen bir aileydi. Hüseyin Güzel genç yaşında devrimciler tanıştı. Yaşamını işçilikle kazandı. Proleter devrimci hareketin bir militanıydı.

İzmir'de İkiçeşmelik?teCami durağında  faşist silahlı saldırıya uğradı.  05.03.1976 tarihinde kaybettik.  Konak Devlet Hastahanesinde bulunan naaşını devlet güçleri Yurtsever Devrimci Gençliğe  vermek istemedi.Konak Develet Hastahanesine gelen binlerce gence saldırıldı. Devrimcilerle polis arasında çatışmalar çıktı. Devlet Hastahanesi  çevresinde lokal silahlı çatışmalar oldu. Askeri Birlik takviyesi alan polis, Konak, Eşrefpaşa ,İkiçeşmelik, Çankaya bölgesinde devrimci gençlere terör uyguladı. Yüzlerce genç yaralandı ve gözaltına alındı.

Cugi Köylüleri proleter devrimci Hüseyin Güzel'i görkemli bir törenle köyünde toprağa verdi .Mezar taşında ''Ulusal Demokratik Halk Devrimi Yolunda Faşist Katiller Tarafından Katledildi'' yazıyor.Sonraki yıllarda Hüseyin'in mezar yerinden yol geçirmek istediler. Ancak Cugi köylüleri Hüseyin Güzel'in mezarına sahip çıktılar ve geçirmediler.

Hüseyin Güzel'i saygıyla anıyoruz.

 
<< İlk < Önceki 31 32 33 34 35 36 37 38 39 Sonraki > Son >>

Sayfa 31 > 39

Eposta Listesi

Güncel etkinlikler epostanızda...

Kimler Sitede

Şu anda 15 konuk çevrimiçi