Skip to content

Get the Flash Player to see this player.
Flash Image Rotator Module by Joomlashack.
The Flash Image Rotator module is now 1.5 Ready!
Your CMS just got even better! Upload your images and GO!
NEW transitions and stunning Ken Burns effects for your photos!
This is a FREE module only from Joomlashack!
Image 5 Title

Hoşgeldiniz

Saray savaş istiyorsa biz SAVAŞA HAYIR! Diyoruz.

Siyasi iktidarın içerde, dışarda sürdürdüğü savaş politikaları çocuklarımızın geleceğini, bizlerin yaşamını karartacak.

Bir yanda asgari ücretle, zorunlu mesailerle çalışmak zorunda bırakılan milyonlar sendikasız, iş güvencesinden yoksun; Diğer yanda nüfusun gerçek işsizlik oranıyla (%18.) nasıl olursa olsun iş arayanlar.

Bir yanda tarım politikaları nedeniyle kente göçüp işçileşenler; diğer yanda dışarıdan ithal edilen tarımsal ürünler; kg.si 3.5 TL olan soğan, 6 TL olan limon.

Bir yandan tankla, tomayla, kirpiyle yakılıp yıkılan; yok edilen canlar, yaşam alanları, sağ kalıp ta göç etmek zorunda kalıp memleketinde mülteci olanlar..

Bir yanda “komşularla sıfır sorun diye iktidara gelenler ve bugün tüm koşullarla sorun yaşayıp, savaşı kışkırtanlar..

Bir yanda Reyhanlı, Diyarbakır, Suruç, 10 Ekim ve 17 Şubat katliamlarıyla halkta güvensizlik, geleceğe dönük belirsizlik, kaygı ve korku yaratanlar, bu ortamdan siyasi çıkar sağlamak isteyenler..

Bir yanda “savaş ortamı, sınır ihlalleri” diyerek silahlı, bombalı saldırıları gerekçe yapıp içeride en temel hakların, özgürlüklerin kullanılmasını engelleyenler; çıkarılan kararnameler, genelgelerle hukuku askıya alan, ilan edilmemiş bir OHAL ya da sıkıyönetim uygulamasını yaşama geçirenler; diğer yanda kişisel çıkarlarını hiçe sayarak çocuklarının, torunlarının geleceği için mücadeleye emek verenler..

Bir yanda tüm bu katliamların gerçek faillerini açığa çıkarmadan kendi siyasi yorumlarını TV kanallarıyla halka empoze ederek algı yanılsaması yaratanlar; kendisi gibi düşünmeyen herkesi “düşman” ilan eden siyasi iktidar; diğer yanda politik bir merkezde toparlanamayan, örgütsüz bir muhalefet.. Bu örgütsüzlük içerisinde siyasi iktidarın hızlandırdığı savaş politikaları. AB nin koç başı emperyal güçlerle ABD’nin ittifakı karşısında Rusya, İran ve Suriye’nin dönemsel birliği..

Siyasi iktidarın izlediği politikalarla savaş kışkırtıcılığı, Suriye’nin içişlerine müdahale politikaları, savaşa müdahil olma istekleri ve ülkemizin Ortadoğunun emperyalist paylaşım savaşı sürecinin içine çekilmeye çalışılması, coğrafyamızda yaşayan halklar için yıkım anlamına gelecektir. Bu politikalardan ve Suriye sınırlarına yönelik tacizlerden hemen vazgeçilmelidir.

Suriye başta olmak üzere bölge ülkelerinin iç işlerine saygı temelinde bir ilişkiyi (politikayı) öne alırken, içeride de Kürt sorununun eşit haklar temelinde demokratik bir çözüme kavuşturulması için gerekli adımlar bir an önce atılmalıdır.

Dün Ankara’da TSK servis otobüslerine yönelik kim tarafından yapıldığı belli olmayan öldürücü saldırılar, yaratılmak

istenen kaosla koşulları olgunlaştırılmak istenen başkanlık sistemi ve Suriye müdahalesi..

Güdük temel hak ve özgürlüklerin dahi yasaklanması, ‘’terör-bölücü örgüt’’ propagandası yapıldığı gerekçesiyle düşünce ve ifade etme özgürlüğünün, toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklanması..

Biz yakın tarihimizden savaşın hangi argümanlarla kışkırtıldığını iyi biliyoruz. İç düşmanlar, dış düşmanlar yaratarak milliyetçiliği, pantürkizmi, ırkçılığı kışkırtmak ve yoksul halkın çocuklarını savaşta kırdırmak..

Çıkarılmak istenen bu savaş bizim savaşımız olamaz. Bu savaş hepimize, ölüm, acı, işsizlik, ücretlerde düşüş, açlık, sefalet getirecektir. Bu savaş kökeni ne olursa olsun bugüne dek birbirleriyle sorunsuz yaşarken, halkların birlikte yaşama iradesinin kırılması, halkların boğazlaşması demektir.

Irak ve Suriye’nin savaş sonrası yaşadıkları ve yaşamakta olduklarından ders çıkarmak bir yana, bu ortamdan yararlanarak Ortadoğu’da güç olmayı hayal edenlere HAYIR denilemezse çok geç kalabiliriz.

SAVAŞ İSTEMİYORUZ; MEMLEKETİN VE HALKLARIMIZIN ÇIKARLARI SAVAŞTAN DEĞİL, ÇATIŞMASIZLIK; EŞİT VE ÖZGÜR BİRLİKTEN YANADIR.

BÖLGEMİZDE VE DÜNYADA EMPERYALİST SAVAŞLARA HAYIR!

YAŞASIN HALKLARIN EŞİTLİĞİ ve KARDEŞLİĞİ!

 

Açıklama;

İstanbul Sultanahmet Meydanı’ndaki patlamada 10 kişi öldü, onbeş kişi yaraladı. Canlı bombanın Suudi Arabistan doğumlu IŞİD militanı olduğu açıklandı.

İstanbul ilinde Sultanahmet Meydanı turizm açısından önemli ve turistlerin yoğun bulunduğu bir bölgedir. Ülkemizi gezmek ve tanımak için gelen sekiz Alman turist te patlamada yaşamlarını yitirdi.

Patlama Susurluk, Reyhanlı, Diyarbakır, Suruç ve Ankara patlamalarının devamıdır. Bu katliamların failleri bulunmadı, dosyalarda hiçbir gelişme yok. Sultanahmet katliamı dosyasında da ilerleme olmayacaktır.

AKP’nin iktidarı döneminde gelişen ve geliştirilen İslamcı politikalar tüm devlet kurumlarında da güç kazanmış, şeriatçı, dinci kadrolar önemli kurumlarda mevzilenmiştir. Devletin önemli işlerini yöneten ve yürüten kurumları bölgemizdeki İslamcı terör akımlarıyla ilişkilidir. Güdük laikliği de tasfiye ederek eğitimi ve yaşamı dinselleştiren bir program çerçevesinde ilerleyen AKP iktidarı yeni atılımlarını da önümüzdeki süreçte gerçekleştirecek gibi görünmektedir. Bölgemizde radikal dinci terör örgütlerini silahlandıran, destekleyen, koruyan siyasal gücün ve istihbarat örgütlerinin ülkemizde de yeni katliamlara zemin hazırlandıkları bir gerçektir. Irak’ta, Suriye ‘de yakın geçmişte patlayan ve patlamaya devam eden bombalar artık halkımızı ve çocuklarını katletme noktasına gelmiştir.

AKP ve siyasi iktidarına muhalefet eden emek, barış ve demokrasi güçlerinin Ankara İlindeki miting ve yürüyüşüne yapılan bombalı saldırı sonucu 102 canın ölümünün üzerinden aylar geçmeden onların acıları ve yarattığı travmayı toplum olarak atlatamamışken, Sultanahmet patlaması toplumda yeni bir travma, can güvenliği sorununu yeniden gündeme getirmiştir.

Can güvenliğinin olmadığı toplumlarda demokratik barışçı muhalefetin gelişmesi ve güçlenmesi beklenemez. Bu nedenle, siyasi iktidarlar ve işgalci devletler kendilerine muhalif siyasi akımların ve halk muhalefetinin gelişmemesi için kör terörden beslenen akımları desteklemeyi ve onları yönlendirmeyi ve yönetmeyi her zaman tercih ederler. Devletler de özellikle vahşi kapitalist sistemlerini korumak ve kollamak; emekçi halk muhalefetini tasfiye etmek için terörü kendi özel kurumları aracılığıyla yürütmekte ve halk muhalefetini etkisiz duruma getirecek özel savaş yöntemleri uygulamaktadır.

Siyasi iktidarın ve AKP hükümetinin Sur’da, Silvan’da, Nusaybin’de, Cizre’de, Silopi’de kısaca 7 il ve 19 ilçede en az 59 gündür süren sokağa çıkma yasakları ile halk açlığa, susuzluğa, sağlıklı yaşam hakkına ulaşamaz olmaya mahkum edildi. Mahallere ağır silahlarla saldırarak, yaşam hakkı, özgürlük ve can ve mal güvenliği hakkı ortadan kaldırıldı; işkence ve kötü muamele yapıldı. Siyasi iktidar ve devletin silahlı güçleri ulusal ve uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış olan hemen tüm hak ve özgürlükleri ihlal etmektedir. Bölgede yaşayan erkekler kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve tüm canlıların temel yaşam ve sağlık haklarını ihlal edilmekte; doğa ve kültürel varlıklar tahrip edilmektedir. AKP iktidarı ve sözcüleri kendilerine muhalif olan tüm toplum kesimlerine ve aydınlara terör estirmektedir.

Düşünce ve ifade özgürlüğü yasaklanmıştır. Siyasi iktidarı eleştirmek, farklı düşünceler ifade etmek ağır sonuçlara yol açmaktadır. Kürt illerinde yürütülen operasyonlarda öldürülen çocukları, bebekleri, yaşlıları, infaz edilen kadınları, savaş yöntemleriyle tahrip edilen binaları görüp bu terör uygulamalarına karşı çıkıyorsanız, AKP iktidarı tarafından ‘’Hain’’ ve ‘’ PKK yanlısı’’ ilan ediliyorsunuz. 1128 akademisyenin barışı savunması ve devletin bölgedeki insan hakları ihlallerini ve sokağa çıkma yasaklarını eleştirmesi ve iktidarın yürüttüğü özel savaşa kaşı çıkmasına Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın “devletten yana olacaksınız” diye açıklama yapması sonrasında Yüksek öğretim Kurumu’nun soruşturma başlatması, hukuk devletinde yaşanabilecek bir olay olamaz.. AKP iktidarı düşünce ve ifade özgürlüğüne tahammül edememekte; sadece kendilerini destekleyen düşüncelere “özgürlük” tanımaktadır. Kamu görevlileri siyasi iktidarın uygulamalarına ortak edilmek istenmekte ve muhalif düşüncelerini ifade etmelerini yasaklamaktadır.

Bizler tarihe tanıklık edenler, tarihi yazanların ezen-ezilenler arasındaki mücadele olduğunu bilenler ve bu mücadelenin tarafı olanlar, bir kez daha özgürlük-eşitlik ve kardeşlikten yana net taraf olduğumuzu ilan ediyoruz.

Gün Siyasi iktidarın insan hak ve ihlallerine karşı çıkmak, Kürt illerindeki uygulamalara karşı demokratik hak ve özgürlükleri, barışı savunmak faşizme karşı güçlerin birleşik mücadelesini savunma günüdür.

İmece Dostluk Dayanışma Derneği

Yönetim Kurulu

 

 

 

Erdal Eren Şebinkarahisar'da 25 Eylül 1964 tarihinde öğretmen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.  Şebinkarahisar Halkevi'nde siyasete ilgi duymaya başladı, Erdalın ailesi bir süre sonra Ankara'ya taşındı. Erdal burada Ankara Yapı Meslek Lisesi'sinde okudu. ANOD (Ankara Orta Öğrenimliler Derneği)  ve YDGD (Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği) ne  üye oldu. Türkiye Devrimci Komünist Partisi gençlik örgütü Genç Komünistler Birliği' ne  ve  GKBnin lise çalışmalarına aktif olarak katıldı.


Erdal Eren  30 yıl  önce , 13 Aralık 1980 tarihinde  idam edildi. Faşist cunta  işçi sınıfına ve emekçi halka, halk geçliğine korku ve gözdağı vermek, gençliğin mücadelesini sindirmek ve intikam almak istedi. Erdal'a yargılanmasından 48 gün sonra idam cezası verildi. 

 

 

Dim lights

12 Eylül faşist cunta  yönetimi, TBMM'ni, siyasi partileri, sendikaları, kitle örgütlerini   kapatmış, işçi sınıfının  ve emekçilerin  sermayeye karşı grevlerini  direnişlerini yasaklamıştı. Yüzbinlerce insan gözaltına alınmış işkenceden geçirilmişti. Askeri cezaevleri ve emniyet müdürlükleri    işkence merkezleri haline gelmişti.

 


Devamını oku...
 

 

 

 

 







İnsan Hakları Gününü ve Ankara katliamının 2. ayında yitirdiklerimizi

unutmadık.Unutmayacağız!

Günümüzde; İnsan hakları mücadelesinin, ezilen ulusların, ezilen dünya

halklarının ve işçi sınıfının emperyalizme,emperyalist savaşlara ve kapitalizmin

bütün sonuçlarına karşı bir mücadelesi olduğunu da unutmayacağız!

 

 

 

 

 

 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 5 > 33

Eposta Listesi

Güncel etkinlikler epostanızda...

Kimler Sitede

Şu anda 11 konuk çevrimiçi