Skip to content

Get the Flash Player to see this player.
Flash Image Rotator Module by Joomlashack.
The Flash Image Rotator module is now 1.5 Ready!
Your CMS just got even better! Upload your images and GO!
NEW transitions and stunning Ken Burns effects for your photos!
This is a FREE module only from Joomlashack!
Image 5 Title

Hoşgeldiniz

Referandum üzerine;

OHAL koşullarında muhaliflerin ağır baskılarla gözaltı, tutuklamalarla karşı karşıya kaldığı bir ortamda anayasa oylamasına gidilmiş; Anayasa referandumu önceki darbe anayasalarında olduğu gibi tepeden inmeci tarzda yaşama geçirilmiştir. Sendikalar, meslek ve kitle örgütleri; siyasi partilerin temsilcilerinden oluşan bir kurucu mecliste tartışılmamış, en az üçte iki çoğunluk aranmamış, demokratik mekanizmalar oluşturulmamış dolayısıyla da meşruiyet kazanmamıştır. Referanduma hazırlık koşulları anti demokratik olarak yaşanmış; propaganda da fırsat eşitliği yok sayılmıştır. Sonucun açıklanma zamanlaması var olan yasalara da aykırı ve hukuki olmamış, insanlığın evrensel adalet ve hukuk birikimine de aykırı düşmüştür.

Başbakan referandum sonucunu yangından mal kaçıran bir ruh hali içinde, sandıkların tümü açılmadan ve oy sayımı bitmeden açıklamıştır. Cumhurbaşkanı da Yüksek Seçim Kurulu oylama sonuçlarını resmi olarak açıklamamış iken ‘’atı alan Üsküdar’ı geçti’’ demiştir. Yasalara ve hukuka aykırı yapılan bu açıklama yeni ve şaşırtıcı bir olgu değil, Tayyip Erdoğan ve AKP kurmaylarının hukuk ve adaleti kendilerine uygun düzenleme ekseninin dışa vurumudur. Cumhurbaşkanı akabinde ilk balkon konuşmasında idam yasasının çıkarılmasından güdük demokratik kazanımları yeniden dizayn edeceğine vurgu yapmıştır. Trump ile yaptığı görüşme sonucu Suriye politikalarında da savaştan yana ve işgalci tutumunu sürdüreceğini açıklamıştır.

Muhalif kesimler ise yasalara uyulmadan ve devlet olanakları kullanılarak bir evet kampanyası yürütülmesini ve kanunun açık hükmüne rağmen sandık kurulu mühürü olmayan oy pusulalarının geçerli sayılmasını YSK’nin kabul etmesine karşı itiraz başvurusunu yapmıştır.

AKP hükümeti, oylama sonrası saldırgan söylem ve politikasını giderek yoğunlaştırıyor. AKP’ye, bu saldırgan politikaları pervasızca uygulama cesaretini veren başlıca iki dayanak var: On beş yıldır oluşturduğu sermaye, devlet aygıtı; din, inanç, muhafazakar gelenek ve İslami geleneksel kültür üzerinden yedeklediği, azımsanmayacak bir kitle desteği. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet yöneticileri, CHP’nin başlıca temsilcisi olduğu burjuva parlamentarist muhalefete, Kürt hareketine, demokratik haklardan yana tutum alan aydınlara, gazetecilere, akademisyenlere, parti ve örgütlere; hakları için mücadeleye yönelen işçi, emekçi ve gençlere karşı sınır tanımaz açıklamalar yapıyorlar.. Halk içerisinde muhaliflere karşı ayrımcılık ve ötekileştirme politikasını yükseltiyorlar.

AKP’nin tüm saldırgan politikalarına karşın emekçi halkın sermaye düzenine karşı HAYIR politikası sürecektir. Referandumda ortaya çıkan sonuç gösteriyor ki, faşist-gerici sermaye düzeni aklanmamıştır. Tahkim edilmek istenen faşist düzene önemli bir itiraz olmuştur. Faşist sermaye düzenine karşı verilen itiraz ve mücadele AKP iktidarının tüm düzeni tahkim etmesine ve açılan çatlakları yeniden düzenlemesine karşı sürecektir. Emekçilerin tek adam diktatörlüğünün şekillendirileceği ve sermaye düzeninin tahkim edileceği yeni dönemde faşizmin çok yönlü saldırılarına karşı siyasi demokrasi talepleri temelinde mücadeleyi geliştirmelerinin önemi açıktır. İşçi sınıfı ve emekçiler kentlerde ve kırlarda kendi talepleri temelinde faşist-gerici sermaye düzenine karşı ileri atılım yaptığı ölçüde kürt halkının eşitlik ve özgürlük mücadelesi de ilerleyecek ve demokratik, paylaşmacı bir toplumsal düzenin yolu açılacaktır.

Gün işçilerin, emekçilerin, ilerici aydınların, kokuşmuş düzene karşı isyan duygularıyla dolu genç kuşakların, kürt halkının, yoksulların, ötekileştirilenlerin, siyasal parti ve çevrelerin tek adam diktatörlüğüne, faşizmin ve sermayenin baskı ve kuşatmasına karşı tüm güçlerini birleştirme günüdür!

 

 

ANAYASA'YA HAYIR!

AKP Hükümetinin O’hal ve Kanun Hükmünde Kararnamelerle memleketi yönetmeye çalıştığı, ekonomik krizin derinleştiği muhaliflerin düşünce-ifade, basın özgürlüğünün yasaklandığı, gazetecilerin tutuklandığı, basın ve medya kurumlarının baskı altına alındığı; basın ve yayın organlarının, sivil kurumların kapatıldığı; kamu emekçilerinin,barış akademisyenlerinin ihraç edildiği; milletvekillerinin, belediye başkanlarının, meclis üyelerinin tutuklandığı, kayyımlar atandığı, Suriye’nin içişlerine karışıldığı,  savaşta yitirdiklerimizle, bombalar ve saldırılarla halkın güvenliğinin olmadığı koşullarda memlekete yeni bir anayasa getiriliyor.

Siyasi iktidarın ve öncellerinin cumhuriyetin tüm kazanımlarını tasfiye ettiği, sağlıktan eğitime her alanda kapitalist ılımlı İslami bir cumhuriyetin temel taşlarının döşendiği günümüzde baskı ve tehditlere karşı, işçilerin birliği, halkların kardeşliği için; laik demokratik bağımsız bir cumhuriyet için ANAYASAYA HAYIR diyoruz!

1-Başkanlık adı altında bütün yetkiler Cumhurbaşkanı’nın elinde toplanıyor. Egemenlik halktan alınıyor tek adam iradesine veriliyor. Meclis etkisizleştiriliyor, meclisin denetleme yetkisi ortadan kalkıyor.

2-Cumhurbaşkanı hem parti üyesi hem de isterse genel başkan olabilecek. Parti genel başkanı olarak milletvekili listesi oluşturabilecek; Partisinin meclis grubunun başkanı olacak. Bu şekilde Meclisi istediği gibi şekillendirme ve etkileme imkânına sahip olacak. Partili başkan olarak aynı zamanda yüksek yargıçlar atayabilecek.

3- Cumhurbaşkanı’nın  yasamayı, yürütmeyi, yargıyı belirleme yetkisi bulunuyor. Yargı tek adamın kontrolüne giriyor. Hakimler ve Savcılar Kurulu 13 üyeden oluşacak. Cumhurbaşkanı      Kurulun 6 üyesini ( Adalet Bakanı, Adalet Bakanlığı Müsteşarı ve dört üyeyi) doğrudan belirleyebicek, kalan 7 üyeyi de parti başkanı sıfatıyla kontrol ettiği Meclis aracılığıyla seçtirebicektir.

4-Cumhurbaşkanı 15 üyeli Anayasa Mahkemesinin 12 üyesini bizzat kendisi, 3 üyesini de partisi aracılığıyla kontrol ettiği TBMM eliyle belirleyecektir. Yeni Anayasa'da Danıştay üyelerinin dörtte biri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Başsavcı vekilini seçme yetkisi de var. Cumhurbaşkanının seçtiği Danıştay üyeleri, Cumhurbaşkanının temsil ettiği idarenin eylem ve işlemlerini denetleyecek (!) .

5-Cumhurbaşkanı yürütmeyi tek başına temsil ediyor. Hükümet etme yetkisi Bakanlar Kurulundan alınıyor, devletin yönetimi tek başına Cumhurbaşkanına devrediliyor

6-Başbakanlık ve bakanlar kurulu kalkıyor. Cumhurbaşkanı istediği kişileri cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atayabilecek.Hangi bakanlıkların kurulabileceğini kendisi karar verecek ve bakanları da kendisi atayacak.İstediği zaman da bunları görevden alabilecek. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar sadece cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacaklar. TBMM’nin bakanların atanmalarına onama yetkisi ve görevden alınmalarını isteme; düşürme ve denetleme yetkisi yok.Meclis Cumhurbaşkanını da denetleyemeyecek, Cumhurbaşkanı hiç kimseye karşı sorumlu değil, kimseye hesap vermeyecek,ayrıca denetlenemeyecek.

7-Hükümetin kurulması ya da göreve devam etmesinde meclis onayı anlamına gelen güven oylaması ile başbakan ve bakanların güvensizlik oyu ile düşürülme imkanını sağlayan gensoru kurumu-işleyişi yok..

8-Cumhurbaşkanı, yardımcıları ve bakanların suç işler(ler)se yargılanabilmeleri için 301 milletvekilinin soruşturma açılmasını istemesi, 360 milletvekilinin (3/5 çoğunluk ) ie soruşturma açılmasına karar vermesi gerekecek ve yüce divana sevk için de 400 milletvekilinin (2/3 çoğunluk) karar vermesi gerekecek.Bu oranlar sağlanamazsa işlediği suç nedeniyle Cumhurbaşkanı, yardımcıları ve bakanları yargılanamayacak..

9- Cumhurbaşkanı Bakanlıkları, kamu idaresinin tamamını istediği gibi kararnamelerle düzenleyebilecek bakanlıkları, devlet daireleri, kurumları oluşturacak, kaldıracak, görevlerini belirleyecek, atayacak, azledebilecek;

10-Partili cumhurbaşkanı sıfatıyla milletvekili adaylarını belirleyecek meclisin oluşumuna müdahale edebilecek, meclisi fesh edebilecek ancak Meclis 360 oy çoğunluğuyla Cumhurbaşkanının görevine son verebilecek. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile yasama yetkisine ortak olacak kanunları veto edebilecek.

11- Madenlerde, kömür ocaklarında, inşaatlarda denetimsizliğin ve hukuksuzluğun hakim olduğu, kendi yandaşları zengin olacak diye halkın yoksul çocuklarının öldüğü çürümüş düzen yasalarla koruma altına alınıyor.

12- “Yatırımlarda hızlı karar alma” adı altında ülkenin her tür yer altı ve yer üstü rezervlerini, madenleri, ormanları, dereleri, sularını bir kişinin keyfine göre yerel ya da uluslar arası tekelci burjuvaziye peşkeş çekilmesinin önü açılıyor.

13- AKP ve hükümet yeni anayasa ile İnsanların inancına, giyim-kuşamına, yaşam biçimine karışan, inancına saygı duymayan totaliter bir anlayışı hayatlarımıza ikame etmek, baskı ile yerleştirmek için daha fazla yetki istiyor.

Gün herkesin işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, bütün ezilenler ve ötekiler olarak laisizm, demokrasi, temel hak ve özgürlükler, eşitlik ve barış mücadelesi için ANAYASA’YA HAYIR  deme zamanıdır!

ANAYASA’YA HAYIR!

 

#BarışiçinAkademisyenlerYalnızDeğildir

Kanun Hükmünde Kararneme ile ihraç edilen Akademisyenler yalnız değildir.

Keyfi, hukuksuz uyulamalar ve adeletsizlik yenilecek ve hocalarımız görevlerine

geri dönecektir

1- Feride Bilgehan aksu Tanık - Ege Üniv. Tıp Fakültesi Hastanesi

2- Gönül Çakıner - Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi

3- Hediye Aslı Davas - Ege Üniv. Tıp Fakültesi Hastanesi

4- Sinan Kurtul - Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi

5- Zeynep Sedef Varol - Ege Üniv. Tıp Fakültesi Hastanesi

6- Nilgün Toker Kılınç - Ege Üniversitesi

7- Zerrin Kurtoğlu Şahin - Ege Üniversitesi

8- Lülüfer Körükmez - Ege Üniversitesi

9- Melek Göregenli - Ege Üniversitesi

10- Ali Serdar Tekin - Ege Üniversitesi

11- Cansu Akbaş Demirel - Ege Üniversitesi

12- Hanifi Kurt - Ege Üniversitesi

13- Nermin Biter - Ege Üniversitesi

#BarışiçinAkademisyenlerYalnızDeğildir

 

 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 2 > 34

Eposta Listesi

Güncel etkinlikler epostanızda...

Kimler Sitede

Şu anda 20 konuk çevrimiçi