Skip to content
Halit Çelenk Yazdır e-Posta

Halit Çelenk?i  Yitirdik ?
     
Halit Çelenk, 1921 yılında Antakya?da doğdu. İlkokulu Mektebi Sultani?de okudu, Lise öğrenimini ise Fransız mandası altında olan doğduğu kentte yaptı. 1940 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi?nde öğrenimini yapmakta iken sınıf arkadaşı Şekibe Sayar?la evlendi.
Yaklaşık on yıl Samsun?da ceza avukatlığı yaptıktan sonra 1960?da Ankara?ya yerleşti ve 1962?de eşiyle birlikte Türkiye İşçi Partisi?ne üye oldu.

İzmir?de 10.02.1964 tarihinde yapılan TİP 1. Genel Kongeresinde  Genel Yönetim Kurulu üyeliği (GYK) ne seçildi. 27.09.1964 tarihinde yapılan Ankara İl örgütünün Genel Kurulunda Halit  Çelenk İl Yönetim kurulu Üyeliğine; Şekibe Çelenk ise  İl haysiyet Divanı üyeliğine seçildi. 25.12.1964 Tarihinde Ankara İl başkanlığına atandı. 25.09.1965 seçimlerinde partisinin Ankara Milletvekili adayı olarak adayı olarak seçimlere katıldı.  Halit Çelenk, 23.11.1966 tarihinde Malatya ilinde yapılan II.Büyük Kongerede GYK üyeliğine; Şekibe Çelenk ise merkez Haysiyet Divanı üyeliğine seçildi. 24.12.1966 tarihinde TİP MYK  tarafından anti-emperyalist mücadele palanlama komisyonunda göreve atandı.

Milli demokratik devrim tezini parti örgütü içerisinde savundu. Görüşleri ve yürüttüğü faaliyet nedeniyle Şekibe Çelenk ile birlikte uyarı cezası aldı.

12.11.1968 tarihinde yapılan TİP III:Büyük Kongeresinde şekibe Çelenk Merkez Haysiyet Divanına seçildi.

29.12.1968 tarihinde yapılan II.Olağanüstü Kongrede Şekibe Çelenk Hüseyin İnan ve Deniz Gezmiş ile birlikte parti içerisinde MDD çizgisinde Devrimci Gurup adıyla seçimlere girdi. Halit çelenk TİP?nin yanısıra  mesleki örgütlerinde de  aktif olarak çalıştı.

1963 ve 1965 yıllarında, sırasıyla, İlerici Avukatlar Derneği ve Devrimci Avukatlar Derneği kurucuları ve yöneticileri arasında yer aldı.12 Mart Sıkıyönetim mahkemelerinde devrimcilerin savunmanlığını yaptı. 1976 yılında yüze yakın meslektaşıyla birlikte Çağdaş Avukatlar Derneği?ni kurdu.  DGM?lere karşı mücadele etti.  Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri vb konularda kitapçıklar hazırladı. Gelirini derneğe bağışladı. Konferanslara, panellere katıldı. 12 Mart Hukukuna karşı mücadele etti. 12 Mart hukuksuzluğuna karşı yazılar kaleme aldı. 12 Eylül faşist cuntası döneminde devrimcilerin ve sosyalistlerin sıkıyönetim mahkemelerinde avukatlığını yaptı. Faşist cuntanın hukukunu analiz eden  yazılar kaleme aldı, mücadele etti.

Ülke dergisinin Nisan-Mayıs-Haziran 1978 tarihli sayısında yazdığı ??12 Mart Hukuku?? yazısının sonuç bölümünde şöyle  diyor;

??1. Sınıflı toplumlarda hukuk, temelde, egemen sınıfların yasallaşmış iradesi ve emekçi sınıf ve tabakalar üzerinde bir baskı aracıdır. Emekçi sınıf ve tabakaların tarih boyunca  sömürü düzenine karşı verdikleri ?çoğu kez- kanlı mücadeleler sonunda kazanılan hak ve özgürlükler bir savaşım aracı olarak önemli olmakla birlikte,bu, hukukun değinilen temel karekterini değiştirmez

2.12 Mart, emperyalizmin desteğinde işbirlikçi burjuvazinin, uyanan işçi ve emekçi sınıfların direniş ve taleplerini ortadan kaldırmak için kendi koyduğu kuralları bir yana iterek başvurduğu açık bir faşizm uygulamasıdır.

3.12 Mart muhtırası, daha başında, Anayasal düzeni ortadan kaldırmış, hukukun temel ilkelerini çiğnemiştir.

4.12 Mart faşizmi döneminde, hukukun yukarıda açıklanan sınıfsal niteliği daha belirğin olarak ortaya çıkmıştır. Sıkıyönetim, siyasal iktidara bağımlı, hakimlik güvencesinden yoksun Sıkıyönetim mahkemeleri, savunma hakkının kısıtlanması, avukatlar üzerinde ağır baskılar, siyasal nitelikli olağanüstü bağımlı mahkemeler, yürürlükteki yasalara ters düşen, keyfi ve siyasal amaçlı idam kararları, anayasal ilkelere ve ceza hukuku kurallarına aykırı, tutarsız yorumlara dayalı mahkeme kararları, Yürütme?nin Yargı?ya  açık müdahalesi, kimi sıkıyömetim askeri mahkemlerinin siyasal iktidara yol göstererek Anayasayı çiğnemesi, kararları beğenilmeyen mahkemelerin görevlerine son verilmesi, kontr-gerillalar, insanlık ve ahlak-dışı işkenceler bunun göstergeleridir.

Hukuku ve yasaları hiçe sayan bu uygulamalar, egemen sınıfların kendi koydukları kuralları, çıkarları gerektirdikçe, her zaman çiğneyebileceklerini ve çiğnediklerini açıkca göstermektedir.?? 

1968 yılında Türk Hukuk Kurumu Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilen Çelenk 22 yıl süreyle bu kurumun ikinci başkanlığını yaptı.

Türkiye Öğretmenler Sendikası?nın ve TÖB-DER?in de hukuku danışmanlığını yapan Halit Çelenk, İHD?nin de kurucuları arasındaydı. İHD Genel Kurullarında  Divan Başkanlığı yaptı.

12 Mart Faşist Darbesi sonrasında THKO davasında TİP?deki ??Devrimci guruptan?? yoldaşları  Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan ile arkadaşlarının avukatlığını üstlenen Halit Çelenk, Avukat Mükerrem Erdoğan ile birlikte idam gecesi üç devrimcinin yanında oldu ve onların tarihi sözlerinin halka aktarılması görevini büyük bir cesaretle yerine getirdi. Tüm baskılara rağmen bıkmadan, usanmadan yılmadan ölünceye kadar üç fidanın tanıklığını yaptı  kitaplarıyla tarihe not düştü.

Üç fidanı o kadar içselleştirmişti ki Halit Çelenk onların idam edilişinin 39. yılında 5 Mayısta yaşamını yitirdi. Bu 6 Mayısta Üç Fidanın anması Halit Çelenk'in cenaze töreni ile birleştiriliyor. Tören için saat 12.00'de Karşıyaka Mezarlığı 2 No'lu Kapı'da buluşulacak. Denizlerin mezarındaki anmanın ardından Halit Çelenk de toprağa verilecek.

Anısını ve mücadelesini yaşatacağız.

Kahrolsun Eperyalizm ve Faşizm

Yaşasın Devrim ve Sosyalizm Mücadelemiz.