Skip to content
e-Posta




UFUK DEMİREL

Ufuk Demirel 2 Şubat 1965 tarihinde Şebinkarahisar'da doğdu. Babası küçük esnaf, annesi ise ev hanımıydı. İlk, orta ve lise öğrenimini bu ilçede tamamladıktan sonra üniversite sınavlarına girdi ve Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat fakültesini kazandı. İşletme Bölümünü bitirdi. Bundan sonraki yaşamını İzmir de sürdürdü.

Ufuk lise yıllarında devrimci gençlik hareketlerinden etkilenir ve devrimcilere sempati duyar. O yıllarda kendini Devrimci Yolcu olarak tanımlar. Üniversite yılları Ufuk?un değişim ve dönüşümü açısından belirleyici olmuştur. İnciraltı öğrenci yurdunda kalmaya başlar. O dönem, 80 sonrası öğrenci gençlik üzerindeki faşist baskıların en yoğun olduğu bir dönemdir. Faşist cunta devrimci örgütlenmeleri dağıtmış, gençlik önderlerini zindanlara atmış ve apolitik bir gençlik yetiştirmek için tüm kurum ve kuruluşları ile üniversitelerin üzerinde baskı politikaları uygulamıştır. YÖK kurulmuş, devrimci demokrat bilim insanları üniversitelerden uzaklaştırılmış, öğrenci yurtları asker kışlalarına dönüştürülmüştür.

Bu baskılara karşı yurtta kalan devrimci- demokrat öğrenciler örgütlenerek mücadele ederler. Gençlik hareketini örgütlemeye çalışırlar. Özellikle o dönem Ufuk genç komünistlerin ajitasyon ve propaganda çalışmalarından etkilenir ve kısa süre sonra bu grup içerisinde yer alarak yurtta ve üniversitede aktif olarak çalışmalara katılır. Yurtta direnişlerin örgütleyicisi, okulda YÖK e karşı gelişen öğrenci hareketinin bir militanıdır. Bu çalışmalarda gösterdiği kararlılık, inatçılık ve fedakarlık o dönem faaliyet içerisinde Ufuk? u öne çıkarır. En belirgin kişilik özelliği kararlılığı ve inatçılığıdır. Zeki ve çalışkan bir öğrencidir aynı zamanda. Okul bitirdikten sonra yüksek lisans sınavına girer ve kazanır.

İşçi sınıfının devrimci partisinin 1986 yılında örgütlenme çalışmalarına aktif olarak katılır. Bir yandan yüksek lisans tezi için çalışıken diğer yandan Narlıdere ve Balçova semtlerinde emekçileri aydınlatma çalışmalarına katılır, işçi gençleri örgütler. Bu süreçte işçi sınıfına yönelik çalışmaların içinde de yer alır. İşçi ve emekçilerin aydınlatılması ve örgütlenmesi faaliyeti ekseninde yayın ve bildirilerin sınıfa ulaşması için işçi semtlerinde çalışır. Yine bu dağıtımlar sırasında bir yoldaşıyla beraber gözaltına alınır. Emniyette yapılan işkencelere direnir, evinin adresini söyletemezler kendisine. Kararlılığı burada da kendini gösterir. Tutuklanarak Buca Cezaevi?ne gönderilir. Burada yapılan direnişlerde hep ön saflardadır. Dava sonucunda 3 yıl ceza alır ve Kemalpaşa Cezaevi'ne gönderilir.

1991 yılında cezaevlerindeki baskı ve şiddet uygulamalarına karşı tutsakların açlık grevine Kemalpaşa Cezaevi?nden katılır. Açlık grevlerinin sonlandığı, anlaşma sağlandığı tarihte dört kişi Devlet Hastanesinde mahkum koğuşunda açlık grevini sürdürmektedir; Hastanedeki tutsaklar anlaşma sağlandığına ilişkin cezaevinden teyit için arkadaşları gelinceye dek açlık grevini sürdürürler. Ufuk ta Hastahaneye kaldırılır, orda açlık grevini sürdürür. 41. gün açlık grevi başarı ile sonuçlanınca yoldaşlarının yanına Buca Cezaevi?ne gitmek için diretir ve açlık grevinine devam eder. Hastanedeki arkadaşların da bu konuda savcılıkla görüşmesinin olumlu sonuçlanmasıyla açlığın 44. Gününde Ufuk?un kararlığı ve arkadaşlarının dayanışmasıyla Buca'ya getirilir ve grevini sonlandırır.

Cezaevinde birçok genç yoldaşın kendisini yenilemesi ve değiştirmesi için çaba harcar. Onlarla saatlerce konuşarak ve tartışarak cezaevindeki yaşamın yeniden örgütlenmesinde önemli bir rol oynar. Onun bu özelliği cezaevi idaresini rahatsız eder. Az cezası kalmasına karşın ilçe cezaevi yerine Aydın E tipi cezaevine gönderilir. Burada da sağlık koşulları kötü olmasına rağmen yapılan açlık grevleri ve direnişlere katılır.

Cezaevinde bulunduğu dönemde dışarıda gelişen toplumsal muhalefeti yakından izler, eline geçen her kitabı okur ve okuduğunu paylaşmaktan büyük mutluluk duyardı. Gelişen Kürt ulusal hareketine de kayıtsız kalmaz, hareketi ve bu alandaki gelişmeleri yakından takip eder.

Cezaevinde genelde insanlarımız yabancı dilleri geliştirmek için İngilizce almanca vb. dilleri öğrenmeye çalışırken Ufuk Kürtçe öğrenmek içim çalışır. Kürtçe gramer kitapları ve sözlükleri ile Kürt dilini öğrenmeye, çözmeye çalışır. Bir halkı anlamak için önce onunu dilini iyi bilmek gerektiğini düşünür. Bu anlamıyla da asimile olmuş Kürt ulusundan bir çok arkadaşı şaşırtır ve örnek olur.

Cezaevinden çıktıktan sonra mücadeleye kaldığı yerden devam eder. Onun için perspektif bellidir. O bundan sonra sınıf içinde çalışacaktır. Düşüncelerinde nettir ve bu amaçla sosyalistlerin işçi sınıfı içinde çalışma programı gereği sınıf içinde fiilen çalışmayı esas alır. Bunun için de bir grup arkadaşı ile beraber tekstil sektöründe çalışmaya başlar. Kısa sürede İzmir? deki birçok fabrikada, atelyede doğal ilişkiler kurulur ve örgütsüz tekstil işçisi gençlerin sendikal mücadeleye katılmasına önderlik etmeye çalışır. Tekstil işçilerinin uzun saatler, sigortasız ve kötü koşullarda çalışmasına karşı mücadele örgütlemeye çalışır. Bu nedenle bir çok fabrikada işten çıkarılır. Bir süre sonra tekstil sektöründe iş bulamaz hale gelir. Adı kara listeye alınır. Tekstil sektöründe patronlar artık onu çalıştırmaz.. Hayatını sürdürmek için inşaatlarda boyacılık yapmaya başlar.

Bu süreçte işsizlik sorununu aşamaz. İşçi olarak yaşamını sürdürme kararlığından vazgeçmez. Fiziksel ve ruhsal sağlığı kötüye gitmeye başlar. Bir çıkış yolu arar. Hem iş bulacağı hem de siyasal olarak faaliyet yürüteceği bir alan olarak yurtdışına gitmeye karar verir; 2004 yılında bir yolunu bularak İsviçre'ye gider. İltica başvurusu yapar. Mültecilerin kaldığı Glattfelden Kampına yerleştirilir.. Kamp koşulları çok kötüdür ve ayrımcı uygulamaları fazlasıyla hisseder. Bu durum zaten kötü olan ruh sağlığını daha da olumsuz etkiler. Burada da siyasal anlamda beklentilerine karşılık bulamaz. Kampta farklı milliyetlerden insanlarla ilişkiler kurar dayanışma içerisinde bulunur. Üretken kişiliğini burda da gösterir. Kampın depo işlerine bakar, günlük harcamasını karşılamak için boya badana işlerini asgari de olsa bir ücret karşılığı yapar.

İltica sürecinin uzaması üzerine; yaşam koşullarının düzeltilmesi ve iltica başvurusunun hızla sonuçlandırılması için ölüm orucunu düşünür ve bu fikri yakın çevresindeki arkadaşlarıyla paylaşır. Görüşmeler sonrası bu kararından vazgeçer. Fakat koşullarının düzelmemesi ve ruh sağlığının gittikçe bozulması sonrası anlık bir kararla yaşamını sonlandırmak ister ve bunun sonucu 24.06.2005 tarihinde saat 3,45 de hastahanede yaşamını yitirir.

Yitimiyle büyük bir değer ellerimizin arasından kaybolup gitti. Yaşamını işçi sınıfı davasına, devrim ve sosyalizm mücadelesine adamış kararlı, direngen, inatçı bir komünist yaşamını sonlandırdı. Emperyalist kapitalist sisteme, faşizme ve her türlü zorbalığa karşı eğilmeden bükülmeden aramızdan ayrıldı. Yüreğimizde büyük yaralar açarak...