Skip to content

OHAL DEĞİL ACİL DEMOKRASİ -OHAL KALDIRILSIN

OHAL HUKUKSUZ YASAKLARDIR-KHK'LAR GERİ ÇEKİLSİN

KESK'Lİ İHRAÇLAR İŞLERİNE GERİ DÖNSÜN

 


İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 23 Aralık’ta Gündoğdu Meydanı’nda düzenlemek istediği “OHAL Değil Acil Demokrasi” mitinginin İzmir Valiliği’nce Ohal  gerekçe gösterilerek İller İdaresi Yasasına atfen yasaklamasının ardından basın açıklaması düzenledi.

Karşıyaka  Kemalpaşa caddesi çarşı girişinde  toplanan Eğitim-Sen üyeleriyle İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri  üyeleri ve  yurttaşlar, “Ne darbe ne OHAL, demokrasi derhal” , “Karanlığa teslim olmayacağız” , ‘’Ohal Kaldırılsın KHK’lar geri çekilsin’’, ‘’İşimizi geri istiyoruz’’,“Zafer direnen emekçinin olacak” vb. sloganlarını attı.

Emek ve Demokrasi güçleri adına TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Dönem sekreteri Melih Yalçın,  Ohal değil acil demokrasi mitingine valilikçe izin verilmediğini, belirterek; ‘’AKP iktidarı, kendinden olmayanlara baskıyı, zoru, yasakları reva görürken, tüm hak ve özgürlüklerin kendisi ve yandaşları için sınırsız kullanılmasında bir sakınca görmemektedir.

‘’OHAL’in kalkması ve demokrasi talebimiz acildir. Bu aciliyet gün gibi ortadadır. Ülkenin OHAL ile idare edildiği süre 18 aya yaklaşmaktadır. OHAL; yoksulların, emekçilerin, kadınların çıkarına değildir.

‘’ OHAL; sorgusuz sualsiz işini kaybetmek, hukuksuz, keyfi ihraçlar demektir, grev ve örgütlenme yasakları demektir, işsizlik, yoksulluk, pahalılık demektir, iktidar aygıtı olmayan basının susturulması demektir, parlamentonun tasfiyesi, belediyelere el konulması, halk iradesinin gaspıdır, hukukun yok edilmesidir. OHAL; basının karartılmasıdır. İşsizlik, yoksulluk, pahalılıktır.

‘’ OHAL, tek adam rejimi ve zorbalık demektir. OHAL; ne ekonomiyi daha iyi duruma getirmiş, ne istihdamı arttırmış, ne kadına yönelik şiddeti azaltmıştır. Bu nedenle, baskı rejimi için önemli bir araç olan ve sürekli bir hâl durumuna gelen OHAL’e karşı mücadele hepimizin öncelikli görevlerindendir. Yasak ile kısılmaya çalışılan ses sadece İzmir’den “OHAL’e hayır” diyen ses değil, Türkiye’de demokrasi ve özgürlük isteyen milyonların sesidir.’’

Kurumlar adına basın metnini okuyan Eğitim-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç, 17 aydır sürdürülen OHAL hukuksuzluğunun ülkede demokrasi, adalet, eşitlik, özgürlük, insanca bir yaşam isteyen milyonları hedef aldığını, kamu emekçilerinin işlerinden atıldığını belirterek, “Pazar günü yayımlanan iki KHK, OHAL olmadan ülkeyi yönetemeyecek hâle gelen siyasi iktidarın yaşadığı korkunun ürünüdür.

695 sayılı KHK ile toplam 2 bin 756 kamu çalışanı daha ihraç edildi” dedi.

 

İhraçlarda yine KESK’e bağlı sendikaların yönetici ve üyelerinin hedef seçildiğini belirten Kılıç, “TSK, Jandarma ve Sahil Güvenlik’ten ihraç edilenler çıkarıldığında geriye kalan bin 694 kamu görevlisinin 138’i KESK’e bağlı sendikalarımızın üyesidir. Türkiye genelinde 169 belediye çalışanı ihraç edilirken bunlardan 109’unun tüm belediyelerine kayyum atanan Van’da yaşanması, Van belediyelerinden ihraç edilen 109 kişiden ise 73’nün sendikamız Tüm Bel-Sen üyesi olması, siyasal iktidarın emek ve demokrasi düşmanlığını bir kez daha gözler önüne sermiştir.



 

 

 

 








Yeni KHK’ler ile sadece ihraçların yaşanmadığını, AKP’nin, 696 sayılı KHK ile iktidarına biat etmeyen tüm kesimleri hedef alan politikasına faşist rejimleri aratmayacak düzenlemeler ekledi.

“6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi kanununda yaptığı değişiklik gibi, yüz binlerce işçi ve emekçiyi yakından ilgilendiren kadro düzenlemesini dâhi parlamentodan, her tür denetimden kaçırarak yapmayı tercih etmiştir. En önemlisi eşitlik ilkesinin ihlal edildiği düzenleme yasa ile değil, KHK ile yapıldığı için mağdur olan taşeron işçilerinin yargıya, Anayasa Mahkemesi’ne başvurmasının yolu da kapatılmıştır. Emek kazanacak, demokrasi kazanacak, laiklik kazanacak,  barış ve kardeşlik kazanacak. OHAL ve KHK rejimi ile örülen açık faşizme karşı emek, demokrasi ve barış mücadelesinde tek ses, tek yürek olmaya çağırıyoruz.”