Skip to content
Hoşgeldiniz
PDF Yazdır


DUYURU

2017-2018 Yılı "Öğrenime Katkı Bursu" için başvuru 05-20 Eylül tarihleri ve saat 13.30-17.00 arasında yapılacaktır.

Başvuru yapacak olup İzmir'de oturanların aşağıdaki bilgi formunu doldurarak bizzat; il dışında oturanların ise e-posta yoluyla, posta ile ya da fakslayarak Derneğimize iletmeleri

gerekmektedir.

İlgilenen üye ve dostlarımıza duyurulur.

Sevgi ve Dostlukla..

İMECE-DER ÖĞRENCİ BİLGİ FORMU

Adı Soyadı:

Kimlik Fotokopisi-Kimlik Bilgileri

Okul Bilgileri

Devam ettiğiniz Lisenin

Adı:
İlçesi:

Bitirdiğiniz Lisenin

Adı:
Bitirme yılı:
Bitirme Dereceniz:

Devam Edeceğiniz Okulun Adı:

Bölümünüz:

Okulunuz kaç yıllık öğrenim veriyor?

Gündüzlü mü?
2. Öğrenim mi?

Okulunuzun Bulunduğu İl : 
llçe:

Öğrenim sırasında kalınan yer Aile Yurt Akraba Arkadaş Diğer:

Öğrenim Sırasında kaldığınız adres:

Kaldığınız yer için ödeme yapıyorsanız aylık toplam tutarı:

Aile Bilgileri

Anne-baba durumu Beraberler Boşanmış Baba vefat Anne Vefat

Ayrı iseler kiminle yaşıyorsunuz?

Adı:
Mesleği
Güvenlik kurumu SSK  ES  Bağ-Kur

Birlikte yaşadığınız ebeveynin telefon numarası:

Kardeş Sayısı (siz dahil):

Okumakta olan kardeş sayısı (siz dahil)

Devam ettikleri okullar ve sınıfları:

Evin geçimini kim sağlıyor? Baba Anne Diğer

Bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı:

Ailenin oturduğu ev kira mı?

Kira ise tutarı:

Eve giren gelir toplamı:

Ailenin başka geliri var mı?

Aile akraba ya da başka bir yerden maddi katkı alıyor mu?

Alıyorsa nereden ve tutarı:

Anne ya da babanızın vefatıyla size bağlanan bir maaş varsa tutarı:

Burs aldığınız kurumlar varsa isim ve burs tutarları:

Sağlık sorunuz var mI(kronik hastalık) ?

Kan grubunuz:

Aileniz ve sizin üyesi olduğunuz dernek, sendika..vb:

En son okuduğunuz kitaplar:

Hobileriniz; çalışmayı dilediğiniz alanlar:

Belirtmek istediğiniz özel durumlar-notlar:

E-posta Adresiniz:
Cep Tlf No:

Size ulaşamadığımızda ulaşabileceğimiz kişilerin isim ve tlf numaraları:

İmece çevresinden size referans olabilecek kişi(ler)nin adı soyadı.

Verdiğim bilgilerin doğruluğunu; durum değişikliği olursa anında bilgi vereceğimi kabul ediyorum. 

Saygılarımla..

Ad soyadı-imza Tarih

 


 

NÜFUS HİZMETLERİ KANUNUNDAKİ DEĞİŞİKLİK TASLAĞINI GERİ ÇEKİN!

25 Temmuz 2017’de Nüfus Hizmetleri Kanununda değişiklik tasarısı Meclise sunuldu ve medyada olduğu kadar kadın örgütlerinde, meslek odalarında ve yaşam alanlarında tartışma yarattı.

Daha öncesinde, 2015 Mayıs’ında Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu’nun “Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel tören” başlıklı maddesi 230/5 ve 6. fıkralarını iptal ederek, imam nikâhı kıymak için önce resmi nikâh kıyma şartını kaldırmış ve tartıştığımız yasadaki değişiklik önerilerinin de yolunu açmıştı.

Biz kadınlar şu an içinde bulunduğumuz günlerin ayak seslerini ta o zamanlardan duyar olduğumuzu sokak eylemliliklerimizle ifade etmiştik. Resmi nikâh önceliğinin kalkacağını, dini nikâhın resmi nikâhın alternatifi olacağını, kadınlar açısından hukuki ve ekonomik sorunlar hatta kayıplar yaratacağını, kararın laiklik ilkesine ve kazanılmış haklarımıza aykırı olacağını dile getirmiştik.

27.07.2017 günü Nüfus Kanununda yapılması düşünülen taslak ile “müftülere nikah kıyma yetkisi” tanınacağı haberi artık gündemimize oturdu. Nüfus Kanunu’nda öngören değişiklik taslağını incelendiğimizde tasarının İslam Hukuku’nun evliliğe bakışını içerdiğini görmemek mümkün değildir.

İslam Hukuku açısından kadın-erkek eşitliğinin objektif bir ilke olarak kabul edilmediği bilinmektedir. Medeni Kanun kabul edildiğinden bu yana İslam hukukunu savunanlarca en çok eleştirilen yanlardan biri evlilik hukuku ve özellikle boşanmaya dair eşitlikçi kurallar olmuştur. Çünkü bu yetki, kanunda yazılı sebeplerin varlığı halinde, ulemaya, din adamlarına değil mahkemelere verilmiştir.

Tasarıda 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 15. maddesinde yapılması düşünülen değişikliğe dikkat çekmek isteriz.  “Bu değişiklikle Sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimi nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılır.” düzenlemesi yeterli görülmektedir. Özellikle son on yılda adli mercilere “ulaşabilen” cinsel şiddet vakaları, çocuk istismarı olguları gün yüzüne çıkmış ve artmış iken bu düzenleme ile çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarının artacağı, çocuk evliliklerinden doğmuş bebeklerin doğum tarihlerinin gerçekten uzak olması olasılığı; anne ve bebeklerin sağlık izlemlerinin yapılamayacağı gerçekliği; “reşit” olmamış ergenlik çağındaki kız çocuklarına yönelik tecavüzlerin örtbas edileceği, cezasız kalacağı açık ve ne yazık ki kaçınılmaz olacaktır.

Bu tasarıdaki 6. madde ile “İl ve İlçe müftülüklerine de evlendirme memurluğu” yetkisi verilmektedir.

Türk Medeni  Kanunu 17.02.1926’da kabul edilmiştir ve bu kanun ile izleyen yıllarda örgütlü kadın mücadeleleri sonucundaki kazanımlar sonucu yapılan değişikliklerle:

-Ailede kadın-erkek eşitliği sağlandı; aile reisliğinin erkek olduğu ifadesi değiştirildi.

-Evlilikte resmi nikâh zorunluluğu getirildi.

-Erkekler için tek eşle evlilik esası getirildi.

-Kadınlara, istedikleri mesleğe girebilme ve çalışma hakkı tanındı.

-Mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın-erkek eşit hale getirildi.

Kazanımlarımızdan vaz geçmeyeceğiz; var olanlarla da yetinmeyeceğiz. Eşitlik ve özgürlük mücadelemizi her alanda sürdürmeye kararlıyız.

Tasarınızı geri çekin!  Kadınların birleşik ortak mücadelesi bu tasarıyı da geçersiz kılacaktır.

 

 

 


Üç Fidan her geçen yıl yeni sürgünler vermekte..

İdam cezasının geri getirilmesi “Başkan”ın gündeminden düşmüyor.  Referandum sürecinde AKP’nin muhafazakar tabanı idam cezası üzerinden de etkilenmeye ve yönlendirilmeye çalışıldı. Muhafazakar taban için 15 Temmuz sonrası darbe girişimi fırsat bilinerek  ‘’idam için gerekirse referandum” yapılacağı gündemleştirildi.

Türkiye’de idam cezası Avrupa Birliği Uyum Paketi doğrultusunda 2002 yılında 4771 sayılı kanunla  kaldırılmış;  2003 yılında ölüm cezasını kaldıran  ‘‘6 Nolu Ek Protokol’’ onaylanmıştı.. 2004 yılında da 5218 sayılı kanunla idam cezası her koşulda mutlak olarak kaldırıldı; 2006’da da ‘‘13 No’ lu Protokol’’ onaylandı. Bu yasaları TBMM çıkarmış dönemin Cumhurbaşkanı da onaylamıştı.

İnsan hakları ve özgülüklerinin bir parçası olarak ölüm cezasının kaldırılmasından on iki yıl sonra iç siyasete dönük olarak yeniden idam cezası  gündeme getirildi. Milliyetçi muhafazakar, sözde muhafazakar demokrat AKP politikacıları  dara düştükleri zaman  kazanılmış temel hak ve özgürlükleri rafa kaldırarak ülkenin refaha ve mutluluğa erişeceği; ‘terör’ün ortadan kalkacağı propagandası yürütüyorlar. Ülkenin dört bir yanında devlet olanaklarıyla düzenlenen mitinglerde;  sonrasında kurumsal yıl dönümlerinde, toplantılarda Başkan’ın  konuşmalarında ölüm cezasının yeniden getirilmesinin zemini hazırlanıyor. Faşist askeri cuntanın başı Kenan Evren’in  ‘’asmayalım da besleyelim mi?’’ anlayışı ve uygulamaları günümüze taşınma telaşı yaşanıyor.

12 Mart yarı-askeri faşist iktidarının idam ettiği üç fidan her yıl yeni sürgünler vermekte; mücadeleye her geçen yıl onların adlarıyla, onların sınıfsız eşit ve kardeşçe yaşam özlemleriyle gençler katılmakta..

O günden bu güne idam cezalarının kaldırılması mücadelesi yürüten sosyalistler, devrimciler, demokratlar, insan hakları savunucuları, aydınlar ve hatta liberaller  için ''Başkan'' ın idam cezasını yeniden seçmenlere onaylatarak geri getirme istemi o kadar kolay olmayacaktır. Referandum sürecinde ‘’ idam cezasının getirilmesine var mısın onu söyle?’’kışkırtmalarıyla referandumun “hükmen galibi” görünen Başkan için bu, öyle kolay olmayacaktır. İdam cezasının yeniden getirilmesi söylemi bile AKP ve Başkanının hangi çağ dışı görüşlere sahip olduğunun, kin-nefret-öç alma gibi ilkel duyguları harekete geçirerek toplumu iyiden iyiye gericileştirme hattının dışa vurumudur.

İslami Cumhuriyet kurma yolunda yürüyüşlerini sürdürenler bilmelidir ki ‘’idam cezası ile’’  çağdışı bir cumhuriyet kurma politikalarınıza karşı bu ülkenin yurttaşları, demokratları, aydınları, insan hakları savunucuları devrimcileri, sosyalist güçleri  mücadele edeceklerdir.  Dünya ve ülkemiz geri dönülmez-onarılamaz ceza yaptırımlarıyla değil, emekten yana güçlerin mücadelesiyle kazanılacak özgürlüklerle değişecektir.

 

 

 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 5 > 38

Eposta Listesi

Güncel etkinlikler epostanızda...

Kimler Sitede

Şu anda 22 konuk çevrimiçi